12 Ağustos 2009

Tilos Adası...





Tilos;

Nisiros' un 15 nm güneyinde yer alıyor.Adanın doğusunda bulunan bir körfezde Livadia adlı küçük bir liman ve esas yerleşim yeri var.Yunan adaları içinde gördüğüm tek tonoz sistemli liman. Zaten limana girer girmez "no anchor" diye kocaman bir uyarı levhası koymuşlar...

Su ve elektrik mevcut. Biz bağlanır bağlanmaz küçük motoruyla gelen bayan görevli günlük 4 euro bağlanma ücreti makbuz karşılığı aldı. Ve ertesi sabah yine limanın hemen yanındaki port polise gitmemizi söyledi.

Tilos hekim bir belediye başkanına sahip ve son gittiğimden bugüne inanılmaz değişmiş...

Son derece temiz ve iyi bir şehir planlama projesi uygulanmış.

Her yer pırıl pırıl...


Tüm sahil şeridi baştan başa elden geçmiş...


Son yıllarda başarılı bazı sonuçlara rağmen kılpayı kaçırılan şampiyonluklar, gerilimli geçen bu bahar aylarından sonra ilk kez bu sene yarıştan erken çekilmenin verdiği bir huzurla formamı sırtıma geçirdim...





Halil Kaptan'ın Seyir notlarından Tilosla ilgili bölüm;

"..Demir aldık Tilos’a doğru yola çıkıyoruz. Bir süre motorla ilerledikten çok güçlü olmasa da biraz rüzgar yakalıyoruz.

46 feet’lik bir tekne ile yarışarak Tilos’a Livadia Limanın’a ( 360 25’00 N; 0270 23’09 E) giriyoruz. ( diğer tekne motor farkını kullanarak bizden önce girdi)

Tilos Limanı küçük bir liman. Yazın yüksek sezonda burada yer bulmak oldukça güç olacaktır. Eyüp kaptan Yunan sularında ilk defa tonozla karşılaştığını söylüyor. Sakin bir manevra ile tonoz alarak kıçtan kara yanaşıyoruz. Burada elektrik ve su alma imkanı var.

On ihtiyar Hollandalı delikanlıda burada.

Çok acıkmışız. Un ve kızartma yağı aldıktan sonra sabah büyük bir iştahla temizlediğimiz barbunları Nadir maharetli elleriyle kızarttı. Tüm limanı nefis bir balık kokusu sardı. Kokuyu duyan adanın kedileri teknenin başında bekleşmeye başladılar.

Murat ve Alper’İn katkılarıyla hazırlanan masada rakılarda açılınca bu tapılası iki koku beynimizin en nazik kıvrımlarında dans etmeye başladı. Balık ve Rakı.

Bitiremeyeceğimizi düşündüğümüz yaklaşık 3 kilo balıktan geri sadece kafalar, kılçıklar ve daha olsa yerdim bakışları kaldı.

Balık kılçıkları da adalı kedilerin.

Onlarda bir haftalık yiyeceklerini kavga dövüş yarım saat içinde bitirdiler.

Biraz yürüyüş iyi gelecek.

Eyüp Kaptan, Alper ve Ben sahilde biraz yürümeye karar verdik. Burası oldukça küçük ve bakir bir yer. Sahil kenarında yeni bir yürüyüş yolu yapılmış. Bu yolun kenarında küçük oteller, restoranlar ve barlar var. Çoğu henüz faaliyette değil.

Herhalde sezonu bekliyorlar.

Alper buradaki gelişme potansiyelini görünce, hızlı ve etkili çalışan ticari zekasını kullanarak, “ burada bir pideci açsak iyi iş yapar” dedi. Pidecini yerini seçti. İsmini de buldu. ALPİ.

Alpi’nin büyüme planları da hazır. Tilos’tan sonra hemen çevre adalara şubeler açılacak.

Hammaddeleri ise Eyüp kaptan tekne ile Türkiye’den getirecek.:)

Bu kısa ama keyifli gezintiden döndüğümüzde sırayı gecelerin adamı Murat’a devrediyoruz.

Ön keşif yaptığımız bazı stratejik koordinatları kendisine bildirdikten sonra dinlenmeye çekiliyoruz."

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Merhaba,

Bu güzel anlatımınız için çok teşekkür ederim. Gerçekten biz okuyanlar için de bir keşif gezisi gibi. Sadece küçük birşey eklemek istedim :) Murat'ı tanıyorum o gecelerin değil benim Murat'ım :)) Sağlıcakla ve sevgiyle kalın....

Emine